Kazılar ve Projeler Yüzey Araştırmaları

YUKARI MENDERES HAVZASI DAĞLIK BÖLGE YÜZEY ARAŞTIRMASI PROJESİ

Yukarı Menderes Havzası Dağlık Bölge Yüzey Araştırması Projesi,  Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü adına, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni ile Dr Fulya Dedeoğlu Konakçı başkanlığındaki bir ekip tarafından gerçekleştirilmektedir. İlk olarak 2011 yılında başlatılan yüzey araştırmaları, 2003-2010 yılları arasında aynı bölgenin ovalık kesiminde Prof. Dr. Eşref Abay başkanlığında gerçekleştirilen ve 107 arkeolojik alanının tespit edildiği yüzey araştırmalarının devamı niteliğindedir.

Yukarı Menderes Havzası'nın Dağlık Kesimi'nde yüzey araştırması başlatılmasının temel amacını, bölgenin dağlık alanlardaki olasılıkla farklı ekonomik modele sahip olan yerleşimlerin iskân düzenin nasıl olduğunun açıklığa kavuşturulması oluşturmaktadır.

YÜZEY ARAŞTIRMASININ COĞRAFİ ALANI

Projenin araştırma bölgesi olan Yukarı Menderes Havzası, Güneybatı Anadolu'da Denizli'nin 100 km kuzeyinde yer almaktadır. Jeomorfolojik ve hidrografik özellikleri bakımından bir  havza karakterinde olan bölge,  bütün olarak ele alındığında, yükseltisi 800-850 m. arasında değişen son derece geniş bir havza tabanıyla ve bu havza tabanını çevreleyen azami yükseltisi 2446 m. ye ulaşan dağ, plato ve tepe özelliğindeki alanlar ile tanımlanabilmektedir; bölgenin kuzeyinde Akdağ, kuzeybatısında Burgaz Dağı, güney doğusunda Bozdağ ve Beşparmak dağları, batısında ise Büyük Çökelez dağları yer almaktadır. Aynı zamanda bölge, stratejik bir konumda yer almakta olup, kuzeydoğudan Küfü Çayı Vadisi vasıtası ile  Sandıklı-Afyon'a, kuzeybatıdan ise Uşak ve oradan İzmir'e ulaşan doğal geçide ve güney taraftan ise, Denizli ve Aydın üzerinden kıyı kesime bağlanmaktadır.

YÜZEY ARAŞTIRMASI YÖNTEMİ VE MATERYAL ANALİZİ

Yüzey araştırmasında tespit edilen yerleşimlerin tamamı, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) veri tabanı kullanılarak, 1:100.000 lik sayısal, raster ve uydu haritalar üzerine işaretlenmektedir. Tespit edilen yerleşimlerdeki arkeolojik materyaller, yerleşimin doğasına uygun şekilde oluşturulmuş “seçilmiş alanlar” içinden toplanmakta, bu alanlar yerleşim için oluşturulan topografik planlar üzerine işaretlenmektedir. Bu yöntem yerleşimlerin dönemsel olarak boyutlarının kurgulanmasını sağlamaktadır.

Aynı zamanda yerleşimlerden toplanan buluntuların tamamı kayıt altına alınmakta ve tarihlendirilmektedir. Fotoğraf ve çizim çalışmaları da gerçekleştirilen buluntuların,  tüm özellikleri yüzey araştırması için oluşturulan veri tabanına kaydedilmekte ve istatistiksel olarak değerlendirilmektedir.

2011-2012 YILI ARAZİ ÇALIŞMALARI

2011 yılı çalışmalarında, Aşağı Çapak, Yukarı Çapak, Cabar ve Belence köylerinin yer aldığı, Yukarı Menderes Havzası'nın kuzeyi ve kuzey doğusundaki alanlara odaklanılmıştır. Yaklaşık 400 metrekarelik bir alanda yürütülen araştırmalar sonucunda 25 yeni yerleşim keşfedilmiş ve kayıt altına alınmıştır.

2012 yılı çalışmalarında ise bölgenin kuzeybatı ve kuzeydoğu kısmında yer alan ve içerisinde Gürpınar, Karalar, Göceler, Karabedirler, Özdemirciler, Tokça ve Bayat'ın yer aldığı kısım ile Akdağ'ın doğu kesiminde yer alan  Cumalar, Yuvaköy, Beydilli, Düzbel ve Gümüşsuyu'nda araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Söz konusu alanlarda 24 yeni yerleşim keşfedilmiş ve kayıt altına alınmıştır.

Genel olarak değerlendirildiğinde, yüzey araştırmasının ilk iki yılında  tespit edilen 49 yerleşimden, Geç Kalkolitik, Erken Tunç Çağ I, II, III, Orta Tunç Çağ, Geç Tunç Çağ, Demir Çağ, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine tarihlenen çok sayıda buluntu topluğunun tespit edilmiş olması dağlık alanların ovalık alanlar gibi kesintisiz  ve yoğun bir biçimde iskân edildiğini ortaya koymuştur.